Loading...
DenemelerEdebiyat

Bizi Hep Geceler Bu Hale Getirdi

25/03/2013

Düşüncelerim çok hızlı gelişiyor, şekilleniyor. Bu güzel bir şey gibi gelse de aslında beni çok yıpratıyor. Bunun farkındayım ancak düşünmemi durdurmak, bunu engellemek benim için zor bir şey. Çünkü karakterimi bunun üzerine kurdum. Düşünebilen insanın kendisini düşünebileceği kadar yaşayabileceğine inandım, düşünebildiği kadar uzaklaştığını yeni anlayabildim. Öfkemi kendimden çıkardım, kendimi cezalandırdım. Çözüm aradım, buldum. Yaşamak için öldürmek gerektiğini reddettim. Sevginin ve mutluluğun yoktan varadebildiğimiz şeyler olduğunu farkedince şaşırdım. Bende insanları mutlu edebilmek için düşünmeye başladım. Onlara yeni yollar göstermek için şehirler inşa ettim. Çözüm olabilmek için engel oldum. Onlara mutluluğu verince bununla yetinmediler, sevgi istediler. Bu sınırlarımın dışına çıkmam demekti. Kontrol sadece sınırlarımın içinde bana aitti, kontrolü kaybettim. Şehirlerimi de. Düşüncelerimde bunları yaşıyorken oyun oynamamı beklediler, kendilerinden bu kadar emindiler. Ben de şehirlerimi onların üzerlerine yıktım. Kalıntıların nerelerde olduğunu unutmamak için.

İlgili  İki Farklı Kişiyim

Bütün bunlar benim arkadaşlık ilişkilerimi, yaşadıklarımı paylaşmanın en soyut şekli. Mutlu olabileceğimi biliyorum, bilmekten nefret ediyorum.

Her zaman sorumluluk almam gerekti, ama kendim hakkındaydı. Bir hayatı taşıyabilmenin nasıl bir şey olduğunun farkında olduğum için bu kadar önemsiyorum. Düşüncesizce, rahat hareket edemiyorum. Ama artık risk almam gerektiğini düşünüyorum. Yeterince çabalayarak bir çok şeyi değiştirebileceğimin farkındayım. Bunun için kendimi geliştirmek, hazırlamak istiyorum.

Her şey bu kadar basitken neden bu kadar çabalamamız gerektiğini anlıyorum, ama anlamak istemiyorum. Anlamasaydım kendimi yatıştırmam gerekmezdi.

Hissetmemiz mi gerekiyor, yoksa seçim yapmamız mı? Bilmemiz mi gerekiyor, yoksa öğrenmemiz mi? Göreceğiz.

İlgili  Başlıyoruz

Önemsemeyerek atladığımız, bastırdığımız şeyler yüzünden baştan başlamamız gerektiğinde ayağa kalkıp bağırarak gülmek istiyorum. Önemsiz diye gördüğümüz o ayrıntıların kattığı renk ve farkın olmadan yaşayamacağımızı herkes düşünmediği için seviniyorum. Önemsenmiş, ön plana çıkarılmış ayrıntının bir güzelliği, bir farkı olmazdı. Ama, ne yazık ki hiç bağararak gülmedim, çekindim.

Mutluyken yaşadığım zayıflık benim için korku verici bir şey. Bu yüzden güvenmeyen insan mutlu olamaz sonucuna ulaştım. Her zaman güçlü görünmek istediği için buna izin veremez.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest

Bu yazıyı arkadaşlarınla paylaşabilirsin